Üreme; canlı vücudunun fizyolojik olayları içinde ilk sıralarda yer alır. Çünkü canlılığın devamı için üreme şarttır. Üremenin olabilmesi için fizyolojik gelişimini tamamlamış erkek ve dişinin uygun şartlar altında bir araya gelmesi gerekir. Üreme fizyolojisinde dişi üzerine büyük sorumluluklar düşer. Olası her türlü nedenle meydana gelebilecek bir bozukluk sadece anneyi değil yavruyuda etkiler. Yavru ilk doğduğunda genital organlar gelişimini tamamlamamıştır. Erginliğe geçiş ile birlikte fizyolojik gelişim tamamlanır ve yeni bir fert oluşumu sağlanabilir. Bu fizyolojik olayların gidişinde her zaman tam bir düzen olmayabilir. İşte bu düzensizlikler üreme ile ilgili problemler ve hastalıklar olarak karşımıza çıkar. Biz bu bölümde normal bir üreme fizyolojisi yanında dişi ve erkek kedilerde karşılaşabileceğimiz üreme hastalıkları ve problemleri konusunda da bilgi vermeye çalıştık
Dişi Kedilerde Üreme
Dişi kedilerin ilk seksüel olgunluk yaşı?
Dişi kedilerin ergenlik çağı ( sexüel olgunluk ) çoğunlukla 6-15 ay arasındadır. Bu sürenin uzamasına etki eden faktörler şu şekilde sıralanabilir.
Hastalık
Beslenme
Irk farklılığı
İklimsel farklılıklar
Genetik faktörler
Dişi kedilerin en uygun çiftleşme yaşı ne zamandır?
Bizim bu konudaki tavsiyemiz sağlıklı bir erişkinliğe ulaşmış kedide genellikle 12 - 18 ay civarıdır. Dişi kedilerin oetrus(Kızgınlık) dönemini nasıl anlarım?
Kedinizin kuyruğunun üst kısmına dokunduğunuzda hemen poposunu kaldırarak tepki verir ve çoğunlukla yumuşak sesler çıkarır .
Haraketlilik ve oyunculuk artar
Dışarı çıkma isteği fazladır
Sürekli yalanma ve temizlenme isteği vardır
Dişi kedilerin oestrus(Kızgınlık) döneminin süresi ne kadardır?
Dişi kedilerin oestrüs (kızgınlık) süresi ortalama 12 gündür. 
İki oestrus dönemi arasındaki süre ortalama 3-4 aydır. Zaman zaman Hormonal bozukluklar, Hastalıklar, Stres, İklimsel faktörler gibi sebeblerden dolayı bu süre artabilir veya azalabilir.
Dişi kedilerin en uygun çiftleşme günü ne zamandır?
Oestrus döneminin her hangi bir günü olabilir.
Kedilerde gebelik süresi ne kadardır?
Kedilerde gebelik süresi ortalama 58-62 gündür.
Kedilerde bir doğumda yavru sayısı ne kadardır?
Yavru sayısı genellikle 1-5 arasında değişir.
Kedinizi çiftleştirmeyi düşünüyorsanız neleri göz önünde tutmalısınız?
Öncelikle doğacak yavruların sahiplendirilmesi konusunu göz önünde tutun.
Eğer anne yavruları ile ilgilenmezse tüm yavruların bakımının size kalabileceğini (mamalarını vermek,ciş ve kakalarını yaptırmak,ısınma sorununu çözmek gibi) bilmelisiniz.
Güç doğum ve benzerleri gibi anneyi ve yavruları etkileyebilecek bazı doğum problemleri ile karşılaşabileceğinizi göz önünde bulundurmalısınız.
Çiftleşme ile bulaşabilecek bazı hastalıkların olduğunu da aklınızda tutmalısınız.
Yavruları sahiplendirene kadar onların bakımı için yapacağınız harcamalarıda göz önünde bulundurmalısınız.
Kedinizi çiftleştirmeye karar verdiyseniz nelere dikkat etmelisiniz?
Her şeyden önce veteriner hekiminizle görüşerek kedinizin doğumuna engel bir şey olup olmadığını öğrenin ve genel bir kontroldan geçirtin.
Kedinizle çiftleştirmeyi düşündüğünüz erkek kedinin, sağlık durumunu, mizacını ve genetik bir probleminin olup olmadığını öğrenin.
Çiftleştirmenin nerede yapılacağına karar verin. Genelde dişinin daha rahat ve huzurlu olabilmesi kendi mekanında olması uygundur.
Erkek kedi sahibi ile görüşerek yavruların ne şekilde paylaşılacağını kararlaştırın. Bu daha sonra yaşanabilecek tatsız durumların önüne geçecektir.
Kedinizin hamileliğinde nelere dikkat etmelisiniz?
Gebelik sırasında en önemli konu beslenmedir. Bu dönemde annenin ihtiyacları çok fazla
artacağından dolayı ona verilecek gıdanın özenle seçilmesi ve hekiminiz gerekli görürse vitamin , mineral takviyesi yapılması gerekir. Bu konuda en büyük yardımcınız veteriner hekiminiz olacaktır.
Kilo almasına engel olun.
Bazı kedilerde hamilelik sırasında mizaç değişikliği olabileceğinden bu tür durumlara karşı hazırlıklı olun ve gerektiğinde veteriner hekiminizden yardım almakta tereddüt etmeyin.
Hamileliğin seyri sırasında (30- 45- 55. günlerde) veteriner hekiminize götürerek hamilelik sürecinin normal olup olmadığını teyit ettirin.
Ultrason bakısı ile yavruların sağlıklı gelişip gelişmediğini ve sayısını öğrenebilirsiniz. Bunun için çiftleşmenin üzerinden en az 27 gün geçmelidir.
Hamilelik sırasında eğer zorunlu bir neden yoksa röntgen ışınlarına maruz bırakmayın. Eğer kullanmak zorunluysa bu, yavrular 50 günlük olduktan sonra olabilir.
Kedinizin doğum yapacağı yeri önceden belirleyerek oraya alışmasını sağlayınız. Aksi taktirde bir çok örnekte olduğu gibi yerini o seçer ve bu yerde genellikle sizin yatağınız olur.
Kedinize hamilelik sırasında çok daha fazla ilgi ve alaka gösterin.
Eğer yavru sayısını öğrenebildiyseniz şimdiden onlara bir yuva aramaya başlayın. İnanın asla erken sayılmaz.
Doğumun yaklaştığını nasıl anlayabilirim?
Doğumun son günlerinde memeler artık iyice büyümüştür ve hafifce dokunduğunuzda uclarından sütün sızdığını görebilirsiniz.
Çok çabuk yorulur.
Huzursuzluk, iştahsızlık ve gizlenme isteği vardır.
Karnı iyice gerilmiş ve yavru sayısına bağlı olarak oldukça büyümüştür.
Doğum iyice yaklaştığında sancılı hali çok belirginleşir.
Doğuma 1 veya 2 saat kala vulvadan bir miktar sıvı akar. Bu doğumun başlayacağının en önemli belirtisidir.
Doğumun saati geldi çattı. Şimdi ne yapacağım?
Kediler çoğunlukla kendi başlarına rahatlıkla doğum yapabilirler. Siz sadece her hangi bir problem olduğunda müdahale edebilmek için hazır olun.
Yavrular doğduklarında bir kese içindedirler ve göbek kordonuyla anneye bağlıdırlar.Genelde doğum sırasında anne yavruların göbek kordonlarını keser ve üzerlerindeki zar tabakasını temizler. Ancak bazı durumlarda bunu sizin yapmanız gerekebilir. Bu nedenle elinizin altında keskin bir makas, biraz dikiş ipliği ve birazda antiseptik olarak biokadin veya tendürdiyot bulundurmalısınız. Yavru doğduğunda üzerindeki zar tabakasını elinizle yırtın ve yavrunun üzerinden alın. Göbek kordonunu göbeğin yaklaşık 2 cm ilerisinden bağlayın. Sonra bolca antiseptik sürün ve bağladığınız yerin 1 cm ilerisinden kordonu kesin. Eğer yavruyu anne yalayıp temizlemiyorsa temiz ve kuru bir havlu ile siz yavruyu kurulayın
Normal bir doğumda her yavrunun doğum aralığı 15-30 dakika kadardır. (Bazı doğumlarda bu sürenin 7-8 saate kadar uzadığı görülmüştür) doğum sırasında eğer yavrunun bir kısmı doğum kanalından çıkmışşa ve o şekilde sıkışıp kalmışşa siz yardım edebilirsiniz. Bunun için annenin her ıkınması sırasında yavrunun geliş poziyonuna göre arka veya ön bacaklarından dikkatlice çekerek dışarı almaya çalışın. Burdaki en önemli konu çekme işleminin annenin ıkınmalarıyla eş güdümlü olmasını sağlamaktır.- Eğer anne sık sık ıkındığı halde yavruyu doğuramıyorsa bir terslik olabilir (yavru çok büyüktür veya geliş pozisyonu terstir). Bu durumda en fazla 30 dakika bekleyip (bazı durumlarda iki yavru arası doğum süresinin daha uzun olabileceğinin görülmesine rağmen siz yinede riske girmemeye çalışın) hemen veteriner hekiminizden yardım isteyin. Eğer bir tecrübeniz yoksa sakın anneye yardım etmeye kalkmayın.
Doğum sırasında dikkat edilmesi gereken şeylerden biriside her yavru ie birlikte düşmesi gereken plesanta artığıdır. Bunun takibi önemlidir çünkü herhangi bir plesanta artığının içerise kalması daha sonra ciddi sorunlara yol açabilir.
Doğum sırasında veya doğumdan sonra annenin doğum artıklarını yemesine izin vermeyin. Gerçi anne için bir zararı yoktur ama bu onun kusmasına sebeb olabilir.
Doğum sırasında bazı kedilerin aşırı yorgunluk, stres yada kıskançlıktan sahiplerini bile kabul etmeyebileceğini düşünerek dikkatli olun.
Doğum bitti. Şimdi ne yapacağım?
Doğum bittikten sonra ilk iş annenin temizliğini yaparak yavrularla ilgilenmesini sağlamaktır.
Normalde doğum yapan kediler yavrularıyla aşırı ilgilidirler. Bazı acemi anneler yavrularından uzaklaşabilir veya yavruya zarar verecek kasıtlı davranışlarda bulunabilir. Böyle bir duruma hazırlıklı olup anneye engel olmalı gerekirse yavruları uzaklaştırmalısınız.
Eğer yavru sayısı çok fazla ise hepsinin birden anne tarafından beslenmesi çok zor olacaktır. Bu nedenle yavruların bir kısmını da siz biberonla besleyerek anneye yardımcı olmalısınız. Aksi takdirde beslenemeyerek zayıf kalan yavruları içgüdüsel olarak iyice kendinden uzaklaştıracaktır.
Annenin memelerini sık sık yavrulara zarar vermeyecek bir antiseptik ile temizleyin ve kontrol edin. Çünkü yavruların tırnakları çıkmaya başladıktan sonra memeler ve cıvarı tahriş olmaya başlayacaktır. Bu durumdada anne canı yanacağından yavrularını emzirmek istemeyecektir. Bunu önlemenin en iyi yolu memeleri biokadin (1/3 oranında sulandırarak) ile temizlemek ve bepanthol losyon v.b bir yumuşatıcı ve doku besleyici kullanmaktır.
Annenin beslenmesi normal beslenme dönemine göre çok daha güçlü olmak zorundadır. Bunun için veteriner hekiminize danışarak bilgi alınız. Hekiminiz kedinizin durumuna ve yavru sayısına göre karar vererek onun için en uygun beslenme şeklini belirleyecektir.
Eğer anne doğumdan sonra yerinden kalkmakta zorlanıyor veya hiç kalkamıyorsa, halsizlik ve bitkinlik artarak devam ediyorsa hiç zaman yitirmeden veteriner hekiminizi arayın. Bu durum çok ciddi sonuçlar doğurabilir ve hatta anneyi dahi kaybedebilirsiniz.
Doğum bittikten sonrada anneden bir müddet daha akıntıların olması normaldir. Ancak bu süre çok uzarsa (20-30 gün) veteriner hekiminizle görüşmeyi ihmal etmeyin.
Erkek Kedilerde Kısırlık
Doğmasal , edinsel ve çevresel çeşitli faktörlerin etkisiyle erkek kedilerin dölleme yeteneğinin olmaması durumuna kısırlık denilir.
Erkek kedilerde kısırlığın oluşumun da,
Genetik nedenler
Hastalıklar
Anomaliler
Beslenme ve yaş gibi çevresel faktörler rol oynar.
Erkek kedilerde; kötü şartlar veya alışık olmadığı ortam gibi psikolojik nedenlerle çiftleşme isteğinin olmaması en sık görülen faktördür.
Seksüel isteksizliğin nedenleri genel olarak fiziki ve psikolojiktir. Bu nedenle olumsuz şartlar düzeltildiğinde ve hormon tedavileri ile kolaylıkla giderilebilir ve kalıcı bir infertilite şekillenmez.
Çiftleşme yeteneğinin olmamasının nedenleri de genellikle edinsel nedenlerdir ve kalıcı bir infertilite söz konusu değildir. Erkek de çiftleşme isteği olmasına karşın ağrıya neden olan penis yarası veya aşırı kilo gibi nedenlere bağlı olarak çiftleşmekten sakınabilir. Sebepler giderildiğinde yavru alınabilir.
İnfertilite nedenleri arasında spermin dölleme yeteneğinin olmaması tespiti en güç olan faktördür.
Çünkü erkekte çiftleşme isteği ve çiftleşme var olduğu halde spermin dölleme yeteneğinin olmaması , az sperm üretimi veya hiç sperm üretilmemesi gibi bir nedenden dolayı bir kısırlık söz konusu olabilir. Bu nedenlerin oluşumunda erkek genital organlarında özellikle de testislerde kalıcıda olabilen fonksiyonel bozukluklar söz konusu olduğundan oluşan kısırlığın giderilmesi mümkün olmayabilir.
Erkeklerde kalıcı kısırlığın şekillenmesinde en etkin olan neden anomalilerdir. Çoğunlukla doğmasal olarak şekillenirler ve hemen hemen geri dönüşümleri imkansızdır.
Kriptorşidizm anomali olarak şekillenir ve ancak tek taraflı şekillendiği durumlarda yavru alınabilir.
Ancak testislerin hiç olmaması, gelişmemesi veya sonradan atrofiye olması, doğuştan tek testis olması, kanalların yapışık veya dar olması, sperm üretiminin olmaması gibi doğmasal veya edinsel nedenlere bağlı olarak gelişen anomaliler de genellikle yavru almak mümkün değildir.
Ayrıca ender görülmekle beraber hermaphroditismus (çift cinsiyet) olaylarında kalıcı bir infertilite şekillenebilir.
Anomalilerde genellikle çiftleşme isteği ve çiftleşme vardır ancak yavru almak pek mümkün değildir.
Yetersiz beslenme ve buna bağlı olarak gelişen zayıflık gibi bir metabolik yetersizlik libidonun düşük olmasına neden olur. Ayrıca beslenmenin sperm üretimi ve miktarı üzerine direk etkisi vardır. Özellikle protein ve fosfor yönünden zayıf gıdalarla beslenen erkeklerde sperm üretimi düşüktür.
Yaşlanma ile vücudun genel olarak tüm fonksiyonlarında görülen azalma üreme yeteneğinde de düşmeye neden olur. Endokrin bezlerin faliyetindeki azalmalar, testesteron salgılanmasındaki azalmalar ve yaşlanma ile artan eklem hastalıkları fertilitenin azalmasına neden olabilir.
Kedilerde Abortus
Normal bir gebelik sırasında çeşitli nedenlere bağlı olarak yavrunun vaktinden önce uterus dışına çıkmasına yavru atma yani abortus denilir. Erken doğum olaylarını yavru atma olarak değerlendirmemek gerekir çünkü erken doğum olaylarında yavrunun yaşama şansı vardır. Ancak yavru atma olaylarında yavrunun ölümü ve sonra atılması söz konusu olduğundan yavrunun yaşama olasılığı yoktur. Uterus içinde ölen yavru vücut tarafından yabancı cisim gibi değerlendirilir ve dışarı atılır.
Yavru atma herhangi bir nedenle gebeliğin ilk dönemlerinde olabileceği gibi daha ileri dönemlerde de şekillenebilir. Bu nedenle de "şu dönemde yavru atma olayları olur" gibi bir sınırlama yapmak mümkün değildir. Bazen yavru atmaların farkına varılmayabilir ve hayvanın hamile kalmadığı düşünülür. Özellikle gebeliğin tam olarak tanısının konulamadığı erken devrelerde şekillenen abortus olaylarını belirlemek genellikle atılan yavruların anne tarafından yenilmesi veya saklanması nedeniyle mümkün olmayabilir.
Ayrıca kedilerde, çoğunlukla hamilelik sırasındaki yavru ölümlerinde yavrular atılmayarak vücut tarafından mumifiye veya masere edilebilir ve herhangi bir belirti görülmeyebilir.
Abortusları oluşum nedenlerine göre ;
Enfeksiyöz yavru atmalar
Enfeksiyöz olmayan yavru atmalar olarak gruplandırılabiliriz.
Enfeksiyöz yavru atmalar
Hamile kedilerde her hangi bir hastalığın etkisi ile şekillenen sistemik bozukluğa bağlı olabileceği gibi uterusta şekillenen enfeksiyona bağlı olarakta gelişebilir.
Kedilerde Salmonella, E.coli ve Toxoplasma gondi gibi bakteriyel veya Panleukopeni veya FIV gibi viral enfeksiyonlar yavru atmaya neden olabilir.
Yüksek beden ısısı , anemi ve dehidrasyon ile seyreden ve genel durumun bozulduğu sistemik hastalıklar sırasında da yavru atmalar şekillenebilir.
Enfeksiyöz olmayan yavru atmalar
Bu tür yavru atmaların belirgin bir sebebi yoktur. Yaralanma , sert darbe, düşme vb. bir nedene bağlı olarak yavrunun ölmesi, bazende uterustaki bir anomalinin varlığına bağlı olarak yavru gelişiminin durması nedeniyle abortus şekillenebilir. Ayrıca hormonal yetersizlikler, diabetes mellitus gibi endokrin sistemle ilgili bozukluklar, vitamin yetersizlikleri ve beslenme bozukluklarına bağlı olarakta abortuslar görülebilir.
Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde iştahsızlık, kusma, beden ısısında artma, durgunluk ve abdominal kontraksiyonlar görülmesi abortustan şüphe edilmesine neden olur. Abortuslarda elbetteki en belirgin semptom ölü yavrunun görülmesidir. Ayrıca vajinal akıntıda önemli bir bulgudur. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden veteriner hekiminize gitmelisiniz ve gebeligin gelişimi hakkında bilgi almalısınız. Bu amaçla yapılacak ultrasonografik bakılar hem yavru hemde annedeki gelişim ve bozukluklar hakkında daha kesin bilgi verebilir. Zorunlu olmadıkça medikal bir tedaviden kaçınılmalıdır.
Eğer yavru atıldı ise uterusun pyometra veya mumufiye yavru yönünden muayeneleri yapılmalı ve gerekli tedaviler uygulanmalıdır. Uterus içinde atılamayan mumifiye yavruların varlığı gibi bir durum söz konusu ise operatif müdahale gerekebilir. Eğer gebe kalması istenmiyorsa uterus tamamen alınabilir. Ancak tekrar yavru almak isteniyorsa enfeksiyona bağlı bir problem olup olmadığı tespit edilmeli ve tedavisi yapılmalıdır aksi halde tekrarlayan abortuslar kaçınılmaz olabilir.
Toxoplazma gibi bir durumun varlığının tespiti halinde kediler çiftleştirilmemelidir.
Kedilerde Anomaliler
UTERUS DIŞI GEBELİK
Döllenmiş yumurtanın çeşitli nedenlerle uterusa ulaşamayarak başka bir yerde gelişmesine uterus dışı gebelik denilir. Kedilerde oldukça nadir görülür.
Uterus dışı gebelik yerleşim yerine göre 3 şekilde olabilir.
Ovarium gebeliği
Oviduct gebeliği
Abdominal gebelik (Karın boşluğu)
Ovarium ve oviduct gebeliği kedilerde pek gözlenen anomalilerden değildir. Ancak abdominal gebelik görülebilir. Abdominal gebelik ya döllenmiş yumurtanın döl kanalına giremeyip karın boşluğuna düşmesi veya uterusta meydana gelen bir yırtıktan karın boşluğuna düşmesi gibi iki şekilde meydana gelebilir. Abdominal gebelikde, döllenmiş yumurta karın boşluğunda plasenta oluşturarak gelişmeye devam eder. Bu gelişim hiç bir zaman tam bir yavru gelişimi şeklinde olup doğum ile sonuçlanmaz. Çoğunlukla belli bir gelişimden sonra yavru ölür veya mumifiye olur.
Uterus dışı gebeliğin teşhisi çok zordur. Annede meydana gelen belirtiler veya karın boşluğunun tesadüfen açılması ile görülebilir.
MOLA
Gebeliğin erken dönemlerinde embriyonun ölmesi ancak yavru zarlarının gelişmeye devam etmesi sonucu oluşan içi sıvı dolu kitlelere mola denilir.Genellikle yavrulardan biri gelişirken diğeri gelişemeyerek mola halinde gözlenir. Tespit edilmesi oldukça güçtür . Ancak doğum sırasında dikkat edilirse görülebilir.
Tespit edildikten sonra operatif olarak alınması mümkündür.
YAVRU REZORBSİYONU
Gebeliğin ilk dönemlerinde yavrunun ölmesi ve vücudun bu dokuları emmesi ile şekillenen ve nadir görülen bir olaydır. Hiç farkedilemeyebileceği gibi iyi takip edilen periyotlarda kızgınlıklar arasındaki sürenin uzaması ile fark edilebilir.
MUMİFİKASYON
Yavru zarları ve yavru yumuşak doku sıvılarının emilmesi sonucu yavrunun sert deri ile kaplanmış iskelet halini almasıdır. Kedilerde köpeklere göre daha sık görülür.
Beslenme yetersizliği , hormonal yetersizlik ve trauma nedeniyle oluşabilir. Teşhisi ultrasonografik bakı ile yapılabilir. Bu gibi durumlarda genellikle abortus şekillenir. Ayrıca tespit edildikten sonra operatif olarak alınabileceği gibi hormon uygulanarak suni doğum ile yavrunun atılması da gerçekleştirilebilir.
MASERASYON
Uterusta ölen yavrunun yumuşak dokularının sulu kahverengi bir kitle halini alması ve yavru iskelet kemiklerinin yumuşayarak birbirinden ayrılmasıdır. Bu erime nedeniyle uterusta iltihabik bir yapı meydana gelir.
Annede; sürekli bir sancı, kilo kaybı ve vulvadan gelen zamanla irinli bir hal alan koyu renkli akıntı görülür.
Total olarak uterusun alınması tedavinin en iyi yöntemidir.
Kedilerde İstenmeyen Gebelik
İstenmeyen gebelikler oldukça sık görülen bir durumdur. Kızgınlık döneminde kediler kaçmaya çok meyillidirler ve engel olmak genellikle zordur. Elbetteki kedinizin kontrolünüz dışında çiftleşmesi bir takım problemler yaratabilir. Bu problemlerin başında farklı ırklarla çiftleşme ve doğacak yavruları sahiplendirme güçlüğü gelir.
Böyle bir durumla karşılaşmamak için alınabilecek en iyi önlem kedinizin çiftleşme döneminde çok dikkatli olmak ve onun kaçmasını engellemektir.
İstenmeyen gebeliği önlemenin yöntemlerini sıralayacak olursak
Öestrus döneminin hormon kullanılarak bastırılması
Kısırlaştırma
İstenmeyen çiftleşme gerçekleşti ise hormon kullanılarak yavru oluşumunun önüne geçilmesi
Kedinizin çiftleştiğini gördüğünüzde eğer onun hamile kalmasını önlemek istiyorsanız vakit geçirmeden veteriner hekiminize baş vurmalısınız. Üç gün ara ile yapılacak hormon uygulaması ile bu sorun büyük ölçüde çözümlenebilir. Ancak bu konu da dikkat etmeniz gereken önemli unsur zamandır. Çiftleşmeden sonraki 3 gün içinde yapılan uygulamalarda başarı şansı yüksektir. Hormon uygulamalarında amaç döllenmiş yumurtanın uterus'a yerleşmesini yani implantasyon denilen bağlanmayı önlemektir.
İstenmeyen gebeliklerde uygulanabilecek diğer bir yöntem ise operatif olarak yavrunun alınmasıdır. Operasyon ile sadece yavru alınabileceği gibi tüm uterus ve yumurtalıklar alınarak bir kez daha kedinizin istenmeyen bir gebelik yaşamasını tamamen önlemiş olabilirsiniz. Bu yöntem hekimler tarafından daha çok önerilir.
Uzun süreli hormon tedavisi ile oestrusun ertelenmesi veya bastırılması bir takım problemlere sebep olabilmektedir. Bu sebepler arasında en sık görüleni rahim iltihaplarıdır.
Kedilerde Yalancı Gebelik
Kızgınlık dönemi sonrasında çiftleşme olsun veya olmasın gebelik belirtilerinin görülmesi ile ortaya çıkan duruma yalancı gebelik denir. Kedilerde ovulasyonun, çiftleşmeyle birlikte başlaması nedeniyle köpeklere oranla daha az görülür ve belirtiler dikkat çekici değildir.
Kedilerdeki yalancı gebelikte nadiren memelerde süt birikimi olabilir.
Bu dönemde uterus dokusunda hormonların etkisi ile değişimler olmaktadır. Üst üste bir kaç kızgınlık sonrası yaşanan yalancı gebelik olaylarında rahim iltihabı meydana gelme riski oldukça fazladır.
Yalancı hamilelikte memelerde süt birikirse bundan kaynaklanan ağrılı ve yangılı bir durum görülebilir. Bu nedenle yapılacak ilk iş sütün geriletilmesine yönelik bir tedavi olmalıdır. Ancak uygulanacak hormon tedavilerinin sakıncalarınıda göz önünde tutmalısınız. Bu konuda mutlaka veteriner hekiminizden yardım almalısınız.
Dişi Kedilerde Kısırlık
Dişi kedilerde çeşitli nedenlere bağlı olarak hamile kalamama ve yavru alamama haline kısırlık denir. Ancak kediler de kısırlık daha nadir görülür.
Kısırlık; doğmasal ve edinsel nedenlere bağlı olarak geçici veya kalıcı olarak şekillenebilir. Bazen hamile kalmış ve doğum yapmış bir dişide bile edinsel nedenlere bağlı olarak kısırlık şekillenebilir.
Sonradan oluşan kısırlıkların tedavi ile giderilme olasılığına karşın doğmasal olan kısırlıkların giderilmesi pek mümkün değildir.
Kısırlık sebeplerini aşağıdaki gibi gruplandırabiliriz;
Dişi genital organlarında yapısal veya işlevselbozukluklar
Hastalıklar
Beslenme
çevresel faktörler
Dişi genital organlarında yapısal bozukluklar
Doğmasal veya edinsel olarak şekillenebilir. Bu bozukluklar anatomik olarak dişi genital organlarında gelişmiş arazlardır ve genital organlarda normal yapının bozulmasına bağlı olarak çoğunlukla fonksiyonel bozukluklar da gelişmiştir.
Dişi kedilerde infertiliteye neden olabilen ancak nadir görülen kalıcı hymen ve tek kornu olması gibi doğmasal anomalilerde yavru almak çok enderde olsa görülebilir.
Dişi kedilerde nadir olarak görülen hermaphroidismus da bir infertilite sebebidir. Operatif olarak ve hormonal tedavi ile tek cinsiyetli hale getirilebilir ancak yavru almak pek mümkün değildir.
Ovariumdaki gelişim bozuklukları ,ovaryumların tek veya iki taraflı olmaması, ovaryumların gelişmemesi gibi anomalilerde kısırlığa neden olabilir. Ancak ovarium kistleri dişi kedilerde kısırlığın nedenleri arasında , görülme olasılığı en yüksek olan infertilite nedeni olarak sayılabilir. Kedilerde ovarium kistleri genellikle tek taraflı şekillenir. Metastaz özelliği olmamasına karşın klinik belirtilerin geç görülmesine bağlı olarak geç tespit edilir ve operatif olarak ovariohysterectomi yapılarak tedavi yöntemi tercih edildiğinden kalıcı bir infertiliteye neden olur.
Dişi genital organlarında işlevsel bozukluklar
Çoğunlukla kalıcı olmayan ve uygun tedavilerle yavru alma olasılığı yüksek olan fonksiyonel bozukluklardır. Ancak ovariumla ilgili anomalilere bağlı olarak geliştiklerinde kalıcı bir infertiliteye de neden olabilirler. Örneğin ovariumların olmamasına bağlı olarak yumurta üretiminin yokluğu kalıcı bir infertilite nedenidir.
Östrusun olmaması , düzensizliği gibi seksüel siklus ile alakalı bozukluklar infertilite nedenleri arasında sayılabilir. Ancak kedilerde, sık östrus nedeniyle hormon uygulamaları ve buna bağlı olarak ovaryum kistleri, pyometra ve metritis şekillenmesine bağlı infertilite en sık görülen olgudur.
Ovaryumdaki yapısal bozukluklar, özelliklede kistik ovaryum nedeniyle ovulasyonun olmaması da infertilite nedenlerinden birisidir.
Vulva, vagina ve uterustaki her türlü yapısal değişiklik çiftleşmeye engel olacağından direkt olarak kısırlık nedenleri olarak sayılabilir. Uygun bir tedavi ile giderilebilirler ve yavru almak mümkün olabilir.
Genital Hastalıklar, genital kanalı etkileyerek infertiliteye neden olabilirler. Ancak genellikle medikal tedavilere cevap verirler ve uzun süreli uygun tedaviler sonrasında yavru olmak mümkün olabilir.
Enfeksiyöz karakterli vulvitis, vajinitis ,metritis ve pyometra gibi hastalıklar infertiliteye neden olabileceği gibi Toxoplasma gondi enfeksiyonları nedeniyle de kısırlık oluşabilir.
Yine uterus mukozasında enfeksiyonlar sonucu meydana gelen hasarlara bağlı olarak yavrunun implante olamaması söz konusudur ancak kediler de sıklıkla yavruların mumifikasyonu , masserasyonu ve buna bağlı infertilite şekillenme olasılığı daha yüksektir.
Beslenme ve çevresel faktörler
Dişilerin fertilite yeteneğini etkileyen nedenlerden biridir. Aşırı beslenme, fazla kilolar, proteince fakir gıdalarla beslenme dişilerde fertiliteyi olumsuz etkileyen faktörlerdir. Dişilerde aşırı kilo veya ileri derecede zayıflığında ovulasyon yeteneğini düşürdüğü bilinmektedir.
Bazı dişiler görünürde hiç bir neden olmadığı halde erkek kediyi kabul etmeyebilir. Bu durum sadece o erkek kedi ile ilgili olabileceğinden başka bir erkek seçmek durumun çözümü için faydalıdır. Ayrıca dişiler kendi ortamlarında daha rahat olacağından mekan değişikliği gibi bir nedenle çitleşmeyebilirler.
Erkek Kedilerde Kısırlaştırma
Kısırlaştırma ne zaman yapılabilir?
Kısırlaştırma operasyonunu, ergenliğe ulaştıktan sonraki her hangi bir dönemde yaptırabilirsiniz. Kısırlaştırma yaptırmadan seksüel isteği bastırabilirmiyim?
Evet, hormon kullanarak seksüel isteği önleyebilirsiniz. Ancak bunun da yan etkileri olduğunu ve hekimlerce önerilen bir yöntem olmadığını unutmayınız.
Kısırlaştırmanın faydası varmıdır? Varsa nelerdir?
Davranış bozuklukları, sinirlilik, kötü kokulu idrar, rahatsız edici bağırmalar, evden kaçmalar ve söz dinlememeler gibi strese neden olan bütün problemler ortadan kalkacaktır.
Diğer erkek kedilerle yaşanan kavgalar azalacaktır.
Sağlık açısından kontrol dışı çiftleşmelerinde önüne geçileceğinden olası bulaşıcı hastalıklardan da korunmuş olacaktır.
Kısırlaştırmanın zararı varmıdır? Varsa nelerdir?
Sağlıklı yapılan kısırlaştırma operasyonunun hiçbir sakıncası yoktur. Sadece operasyon sonrası şişmanlık (Obesite) görülebilir. Bunu da uygun bir diet mama rejimi uygulayarak genellikle ortadan kaldırmak mümkündür.
Nadirde olsa bazı kısırlaştırma operasyonlarından sonra olumsuz yönde huy değişimi görülebilir.
Kısırlaştırma hangi durumlarda sakıncalıdır?
Genel sağlık durumu uygun değilse operasyon yapılmamalıdır.
Dişi Kedilerde Kısırlaştırma
Kısırlaştırma ne zaman yapılabilir?
Kısırlaştırma operasyonunu ergenliğe ulaştıktan sonraki her hangi bir dönemde yaptırabilirsiniz. Kısırlaştırma yaptırmadan kızgınlığı önleyebilirmiyim?
Evet. Hormon kullanarak kızgınlığı önleyebilirsiniz. Ancak bununda yan etkilerini ve geçici bir çözüm olduğunu göz ardı etmeyiniz
Hormon uygulamaları, 2 veya 3 ostrus dönemi yapıldıktan sonra mutlaka ara verilmelidir.
Kızgınlık döneminde kısırlaştırma yaptırabilirmiyim?
Çok zorunlu olmadığı sürece kızgınlık döneminde operasyondan kaçınılmalıdır. Çünkü bu dönemde operasyon sırasında kanama riski daha fazladır. Ayrıca bu dönemdeki hormonal düzeni bozmak da fazla mantıklı değildir. Bu nedenle oestrus döneminin bitmesini beklemek daha yararlıdır.
Kısırlaştırmanın faydası varmıdır. Varsa nelerdir?
Dişi kedileri kısırlaştırmanın öncelikli yararı, oestrus döneminin ömür boyu ortadan kalkmasıdır.
Dönemiyle ilgili davranış bozuklukları, sinirlilik ve evden kaçmalar ortadan kalkacaktır.
Zamansız ve istenmeyen çiftleşmeler olmayacaktır.
Yavru bakma ve sahiplendirmenin zorlukları yaşanmayacaktır.
Yumurtalıklar ve rahim alındığından bunlara ait kist, kanser ve iltihaplanma gibi olası riskler ortadan kalkacaktır. Özellikle ileri yaştaki kısırlaştırılmamış dişi kedilerde rahim iltihapları tehlikeli problemlerdir.
Maddi açıdan bakıldığında kısırlaştırma operasyonu ekstra bir gider olarak düşünülebilir. Oysa daha sonra yapmanız muhtemel olan birçok harcamayı ortadan kaldırmaktadır.
Kısırlaştırmanın zararı varmıdır. Varsa nelerdir?
Sağlıklı yapılan kısırlaştırma operasyonunun hiçbir sakıncası yoktur. Sadece operasyon sonrası oestrojen hormonunun azalması sonucu aşırı şişmanlık ( Obesite ) görülebilir. Bunu da uygun bir diet mama rejimi uygulayarak genellikle ortadan kaldırmak mümkündür.
Nadirde olsa bazı kısırlaştırma operasyonlarından sonra idrar tutamama veya tüy dökülmesi gibi hormonal yetersizliğe bağlı komplikasyonlar görülebilir.
Kısırlaştırma hangi durumlarda sakıncalıdır?
Doğumdan hemen sonra veya yavrular sütten kesilmeden önce yapılan operasyonlar
Yalancı gebelik sırasında yapılan operasyonlar
Kızgınlık döneminde zorunluluk olmadığı sürece yapılan operasyonlar
Genel sağlık durumu uygun değilse
Hamile bir kediyi kısırlaştırabilirmiyim?
Evet kısırlaştırabilirsiniz. Ancak bu işlemi hamileliğin erken dönemlerinde yaptırırsanız daha uygun olur.
Eğer bir zorunluk varsa gebeliğin son gününde dahi operasyon yaptırabilirsiniz.