|
Köpeklerde Malassimilasyon Sendromu |
|
|
|
|
Yazar post1
|
Köpeklerde Malassimilasyon Sendromu
Sindirim
sisteminde oluşan bir aksamaya bağlı olarak gelişen beslenme problemi
olarak bilinen malassimilasyon sendromu köpeklerde ince bağırsak
ishallerinin en önemli nedenlerinden biridir.
Gıdalarla alınan
yağ, karbonhidrat, protein, vitamin, mineral veya suyun sindirimin
herhangi bir aşamasında, vücut tarafından yeterli emilememesine malabsorbsiyon denilir. Alınan bu besin maddelerinin yeterli sindirilememesi ise maldigestion
olarak adlandırılır. Yağ, karbonhidrat protein, vitamin, mineral ve
suyun vücut tarafından hem emilememesi hemde sindirilememesi ise malassimilasyon sendromu olarak adlandırılmaktadır. Malabsorbsiyon ve malassimilasyon genellikle birlikte anılmaktadır.
Gastrointestinal
sistemde sindirim ve emilim luminal, mukozal ve transport olmak üzere
üç evrede olur. Bu evreler pankreas, karaciğer, incebağırsaklar ve
lenfatik sistemle bağlantılı olarak gelişir. Bu nedenle bu sistemlerde
şekillenen metabolik, sistemik ve fonksiyonel herhangi bir bozukluk
emilim veya sindirim mekanizmasının bozulmasına neden olabilir.
Luminal faz,
Ağızda
tükrük yani amilaz enzimi ve devamında midede lipaz ile başlar. Ancak
önemli aşaması pankreas ve safra salgıları ile yağ, protein ve
karbonhidratların hidrolizidir. Pankreatitis, pankreas atrofisi,
yapışmalar, safra asidi sentez ve salgılanmasında aksaklığa neden olan
enterohepatik dolaşım bozuklukları, tıkanmalar emilim ve sindirimi
aksatacağından malassimilasyon şekillenmesine neden olur. Örneğin, bu
evrede lipaz eksikliği karbonhidrat sindiriminin, tripsin ve
kemotripsin eksikliği ise protein sentezinin aksamasına neden olarak
malassimilasyon sendromuna yol açar.
Mukozal faz,
Karbonhidrat
ve peptitlerin hidrolizinin olduğu evredir. Bu evrede yağlar sindirime
hazırlanır. Karbonhidrat ve protein sindirimi, ince barsak epitelinde
enzimler (hidrolazlar) ile tamamlanır. Hücresel enzim aktivitesi
bozulduğunda yetersiz sindirim görülür. Emilemeyen karbonhidratlar
kalın bağırsağa geçerek bakteriyal flora ile kısa zincirli yağ
asitlerine metabolize olur. Sonuçta gaz oluşumu görülebilir.
İnce
bağırsaklarda gelişen mukozal evrede membran hidrolaz eksikliklerinden
en sık karşılaşılanı laktaz eksikliğidir. Laktaz, sütün sindiriminde,
laktozun glikoz ve galaktoza dönüşüm mekanizmasında rol alan önemli bir
enzimdir. Yetersizliği durumunda ise malassimilasyon şekillenir.
Parvoviral enteritis, gluten enteropatisi, iç parazitler, tümöral
oluşumlar, bağırsak epitel defektleri, bölgesel kan dolaşımının
aksamasına neden olan faktörler ve bağırsak rezeksiyonları gibi
durumlarda yetersiz emilim (malabsorbsiyon) ve sindirim (maldigestion)
sonucu malassimilasyon sendromu oluşur.
Transport faz,
Sindirilen
besinlerin kan ve lenf sistemine geçtiği evredir. Lenfangiektazi (ince
barsaktaki lenfatik damarların tıkanması veya genişlemesi ile
karakterize, doğmasal veya sonradan gelişebilen bir problem),
konjestif kalp yetmezliği, portal hipertansiyon, lenfosarkoma, gıda
allerjisi, herhangi bir nedenden kaynaklanan kronik enteritis, kronik
parazitizm, histoplasmosis veya kronik enteropati gibi bölgesel veya
genel dolaşım bozukluklarına neden olan durumlar yetersiz transporta
neden olur. Tüm bunların içinde özellikle Lenfangiektazi, protein
kayıplı enteropatinin en sık karşılaşılan nedenidir. Edinsel
lenfangiektaziye ise daha sık rastlanır ve sekunder olarak da
gelişebilir.
Lenfangiektaziye bağlı tıkanma, yırtılma veya
sızıntılar lenf sıvısının barsak kanalına, karın boşluğuna veya göğüs
boşluğuna gitmesine neden olur. Albumin ve globulin içeren lenf
sıvısının kaybı nedeniyle hipoproteinemi, hipokalsemi,
hipokolesterolemi, lenfopeni ve eosinopeni gelişebilir. Genellikle
diare oluşur, steatorrhea, ve hipoproteineminin sonucu olarak ödem,
ascites ve hidrotoraks görülebilir. Zaman zaman kusma da gözlenebilir.
Etkilenen hayvanlardan bazılarında iştah kaybı ve halsizlik
gözlenirken, bazıları normal iştahlarını devam ettirebilir. Bazen göze
çarpan tek şikayet kilo kaybı olabileceği gibi sadece ödem ve ascites
de görülebilir. Hipokolesteroleminin gelişmesinde diğer bir etken ise
düşük yağ emilimidir.
Protein kayıplı enteropatide kilo kaybı,
kondüsyon düşüklüğü ve genellikle kronik diare gözlenir. Genellikle
plasma albumin ve globulin konsantrasyonları düşer. Bu da total plasma
protein konsantrasyonun da düşmeye neden olur. İstisna olarak
Basenjilerin protein kayıplı enteropatisi gösterilebilir. Bu ırklarda
albumin ve globulin oranının değişim nedeni hipergamaglobulinemi ve
hipoalbumineminin şekillenmesi sonucudur. Oysa diğer ırklarda protein
kayıplı enteropatilerde albumin/globulin oranı, yanıklar ve kan
kayıplarındaki albumin ve globulin konsantrasyonlarındaki düşüşe
benzer. Bu oranın değişimi, protein veya kalori eksikliği, albumin
üretiminin düştüğü karaciğer hastalıkları ve albuminin kayba uğradığı
protein kayıplı nefropatiler nedeniyledir. Bu hastalık ve
yetersizliklerde sadece albumin seviyelerinde düşüş olup, globulin
seviyesinde herhangi bir değişiklik gözlenmez. Bu nedenle plasma
albumin/globulin oranı düşer ve hipoproteinemi oluşur. Eğer
hipoproteinemi oluşumu ciddi oranda ise ascites ve ödem gelişebilir.
Malassimilasyon
sendromunda klinik olarak gözlenebilen en spesifik belirti steatorrhea
yani yağlı dışkıdır. Genel olarak yağ, karbonhidrat ve proteinlerin
yetersiz sindirimi söz konusudur. Bunu dengelemek için genellikle iştah
artar, ancak alınan besin miktarı artmasına rağmen sindirim yetersiz
kaldığı için kilo kaybı ortaya çıkar. Malassimilasyon sendromun da
artan miktarda besin alımına rağmen kilo kaybı olması tipiktir. Bazı
hastalarda yeterli miktarda sindirilebilirliği yüksek besinlerin
alınması sayesinde vücut kondüsyonunu korumak mümkün olmakla birlikte
yine de genç köpeklerde gelişme ve büyüme geriliği görülebilir.
Özellikle
ciddi pankreatik fonksiyon bozukluğunda protein malabsorbsiyonuna bağlı
olarak kas kitlesi ve kilo azalır. Bununla birlikte, hızlı barsak
geçişinin olduğu ciddi hipertroid ve anostomozlarda hidrolitik enzimler
lümendeki karbonhidratı hidrolize edecek işlem süresine sahip olmadığı
için karbonhidrat malabsorpsiyonu görülebilir. Bu durumda yetersiz
sindirilmiş karbonhidratlar’lar kalınbağırsağa ulaşır. Burada
bakteriyal fermentasyona uğrarlar ve kısa zincirli yağ asidleri,
karbondioksit ve hidrojen açığa çıkar. Bunun sonucunda karın bölgesinde
gerginlik, ağrı ve aşırı gaz çıkarma görülebilir.
Bu tür
hastalarda kilo kaybı olsun yada olmasın, dışkı miktarı artmıştır.
Çoğunlukla dışkı kötü kokulu, açık renkli veya gri, yağlı, çamur
kıvamındadır. Nadir de olsa bazen dışkı normal görünebilir. Pek çok
vaka için kilo kaybı ve anormal dışkı tipik olsa bile, bu ikisinin
olmaması malassimilasyon sendromu olmadığını göstermez. Etkilenen
yavrularda temel şikayet kaprofaji olabilir. Dışkının yenmesinin sebebi
yüksek yağ içeriği ve dietten enerji sağlanamamasıdır. Yağın emilim ve
sindirim yetersizliğine bağlı olarak yağda eriyen vitaminlerin
eksikliği görülebilir.
Kronik malassimilasyon sendromunda ishal
en sık görülen bulgudur. İnce barsak mukozasındaki emilim bozukluğu
nedeniyle kalınbağırsağa su ve elektrolitlerin geçmesi, absorbe
edilmemiş yağ asitlerinin mukozaya etkisi veya absorbe edilememiş safra
tuzlarının kalınbağırsağa geçişi elektrolit ve su sekresyonunda artışa
ve dolayısıyla diyareye sebep olur.
Hastalığın tanısı klinik
bulgulara göre yapılabilir ancak kesin teşhisi için laboratuvar
muayeneleri gerekir. Bu amaçla spesifik yağ, protein ve karbonhidrat
malabsorbsiyon testleri ve pankreas enzim testleri yapılmalıdır. Ayrıca
ilaçlı (baryum gibi) radyolojik inceleme, paraziter inceleme ve biopsi
materyali alma gibi yöntemlerde hastalığın tanısına yardımcı olur.
Deneysel amaçlı laparatomi ve bu esnada bağırsak biopsisi de kesin tanı
için uygulanabilecek diğer bir yöntemdir.
Yapılacak kan
tahlilleri de hastalığın tanısı için gerekir. Özellikle karaciğer ve
pankreas hastalıklarının tanımlanmasında oldukça gerekli olan bu
testler ile albumin, kalsiyum, kolesterol, sodyum, magnezyum, demir,
B12 vitamini, alkalen fosfataz (ALKP), alanine aminotransferaz (ALT)
ölçümleri yapılabilir. Böylece hastalığın ayırıcı tanısı da oldukça
kolaylaşacaktır.
Klinik belirtiler enteritis bulgularıyla benzerlik gösterdiğinden ayırıcı tanıda ciddi şekilde göz önünde tutulmalıdır.
Genel
olarak malassimilasyon sendromunda uygun tedavilerle olumlu sonuçlar
alınmakla birlikte tümöral oluşumların varlığı halinde ve
lenfangiektazi durumlarında kötü sonuçlarla karşılaşılabilir.
Malassimilasyon
sendromlarında tedavi bu duruma neden olan asıl hastalığa yönelik
olmalıdır. Neden olan hastalığın iyileşmesiyle birlikte malassimilasyon
sendromuda düzelir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli konu ise
destek tedavisidir. Bu amaçla dehidrasyonu önlemek, eksilen vitamin ve
mineralleri ilave etmek, gerekirse pankreas enzimi takviyesi yapmak
iyileşme sürecini hızlandıracaktır.
|
|
|
Bıdı
 Bu site BıdıBıdıBıdı'nın anısı için yapılmıştır. 10 Ocak 2008 de Büyükçekmecede kaybolan 10 Haziran 2006 doğumlu dişi bir Fransız Mastiff.
|