|
Hint Bülbülü
ZEBRA ISPINOZU (HINT BÜLBÜLÜ)  Ülkemizde
Hint Bülbülü olarak bilinen bu kuşlar aslında ispinoz ailesine
dahildirler ve asıl isimleri zebra ispinozdur(zebra finch).Küçük,narin
yapılarıyla çok hareketli kuşlardır.Kolay ürerler.Yaşatılması ve
beslenmesi zor değildir.Normal boy bir kafeste bir çifti kolaylıkla
besleyebilir ve üretebilirsiniz. CİNSİYET AYIRIMI :
Kolaydır.Erkek ve dişi arasında birçok farklılıklar vardır.Erkeklerin
gagaları kıpkırmızı olur,dişilerde ise bu renk turuncuya çalar.Bununla
beraber erkeklerde görülen bazı karakteristik tüyler vardır.(düz renkli
mutasyonlar gibi bazı mutasyon erkeklerde bu tüyler olmayabilir,böyle
bir durumda diğer farklılıklar gözlemlenmelidir)Yanaklarda sarı
halkalar,göğüs üzerinde siyah lekeler ve zebra deseni gibi
çizgiler,kanat altlarında kırmızı çizgiler şeklindedir bu
tüyler.Dişilerde bu gibi izlere rastlayamazsınız.Ayrıca dişiler sadece
basit ciklemeler halinde öterken erkeklerin kendilerine özgü gırtlaktan
çıkardıkları vıcırdanmaya benzer ötüşleri vardır.Sayfanın başında bir
erkek ve dişiyi birlikte görüyorsunuz. ÜREME : Bu kuşlar
üreme konusunda oldukça verimlidirler.Yaşadıkları ortama,kafeslerine ve
size alıştıktan sonra hemen üreme faaliyetlerine girişirler.Yuva olarak
kapalı hasır yuvayı tercih ederler çünkü mahremiyeti severler.Yuvayı
telyiz,kendir v.b.g verdiğiniz malzemelerle erkek kuş yapar ve dişiyi
yuvaya davet eder.Yuvaya girip gaga tıkırdatmalar,birbirlerini
kaşımalar çiftin anlaştıklarının işaretleridir.Bundan sonra çiftleşme
gerçekleşebilir.Erkek sert bir biçimde öterek ense tüylerini kabartır
vücudunu dişinin yanında dik konuma getirip onu etkilemeye
çalışır.Bundan sonra dişi kendini hazır hissediyorsa ve çiftleşmişse
4-5 gün içersinde yumurtlar.Tabi bu dişiye bağlıdır, süreyi
uzatabilirde.Onun yumurtlayacağını eğer genç bir dişiyse;hastalanmış
gibi kabarmasından ve hareketsizleşmesinden anlayabilirsiniz.Olgun bir
dişiyse;çok mürekkep balığı kemiği tüketmesinden
anlayabilirsiniz.Mürekkep balığı kemiği bu kuşların kafeslerinde
mutlaka bulunmalıdır ki dişi kuş yumurtlamadan önce gerekli kalsiyumu
alıp yumurtasını oluşturabilsin. BESLENME : Yem olarak
besinlerinde ilk sırayı ak darı alır.Bununla birlikte sarı
darı,kuşyemi,niger'ide severler.Çetene ve yulaf gibi iri besinleri
gagalarının küçük yapısı nedeniyle kırıp yiyemezler.Sularının iki günde
bir tazelenmesi ve bu suya vitamin takviyesi veya yedikleri besinlerin
hazmını kolaylaştırması açısından 1/5 oranında maden suyu eklenmesinde
yarar vardır.Kafeste bunu yanı sıra m.balığı kemiği mutlaka
bulunmalıdır.Bildiğiniz gibi kuşların dişleri yoktur ve besinleri
yemeden önce çiğneyip küçültemezler.Bu yüzden her pet-snop’tan
bulabileceğiniz "kuş kumu"nu ister küçük bir kapta ister kafes zeminine
sererek kuşlarınıza sunmalısınınki bu kum kursaklarında değirmen taşı
vazifesi yapsın ve besinleri parçalayarak daha kolay hazmetmelerini ve
besinden daha fazla faydalanmalarını sağlasın.Ek besinler olarak
yeşillik,meyve ve kendi hazırladığımız değişik mamalarıma sunarak
yemlerden alamadıkları diğer vitaminleride almalarını
sağlamalıyız.Yeşillik olarak marul,kıvırcık,ıspanak ve iyice kıyılmış
maydanoz yaprağını;meyve olarakta elma ve havucu kuşlarınızın hangisini
daha çok sevdiğini ve daha çok tükettiğini takip ederek
vermelisiniz.Mama olarak haşlanmış yumurta sarısını ve bir adet pötibör
bisküviyi iyice karıştırarak lezzetli bir mama oluşturabilirisiniz.Tabi
yine kuşlarınızın ilgi gösterip göstermemesine bakarak ek malzemeler
katarak daha zengin bir mama hazırlayabilirsiniz.Mesela bu mamaya
birkaç damla bal veya buğday yağı damlatabilir,yada yumurtanın kabuğunu
toz haline gelene kadar döverek ekleyebilir,beyazını da ilave
edebilirsiniz.Bir çay kaşığı ölçüsünde irmik,pirinç unu, galeta
unu,mısır unu malzemelerinden birini veya hepsini kuşlarınızın ilgi
gösterip göstermemesini takip ederek ilave edebilirsiniz.Son olarak
yeşillik ve meyvenin ıslak verilmemesini,yine bunların ve
hazırladığınız mamanın bozulmasına izin verilmeden kafesten alınmasını
unutmamalıyız.Normal zamanlarda yumurta maması haftada 1 verilmelidir. |  | |  | KULUÇKA
VE YAVRULARIN BAKIMI : Daha önce bu kuşların yuva örme ve kur yapma
faaliyetlerinden bahsetmiştik.Diyelim ki dişi kuş kendisini hazır
hissetti ve yumurtladı.Genç dişiler 3 yumurtayla başlarlar birkaç
kuluçka sonra vücutları geliştikçe 7 yumurtaya kadar çıkabilirler.
Dişiler 3. veya 4. yumurtadan sonra kuluçkaya oturmaya başlayabilirler
bu sizi endişelendirmesin.Yumurtalar ilk yumurtladıklarından sonra 5
gün serin bir ortamda dayanabilirler.Hatta dişinin böyle yapmasının
birde faydası vardır.Böylelikle aynı gün ısıtılmaya başlayan
yumurtlardan yavrularda aynı gün çıkmış olur ve yavrular arasında daha
eşit bir rekabet olacağından ölüm oranı düşer.Dişi kuluçkaya oturduktan
5 gün sonra eğer dişiyi korkutmadan yumurtaları alma şansınız varsa
alıp yumurtayı ışığa tutarsanız dolumu boş mu olduğu hakkında fikir
edinebilir böylelikle kuşun boş yumurta üstünde vakit kaybetmesini
engelleyebilirsiniz.Işığa tuttuğunuz yumurta düz sarı renkte ve içinden
ışık geçiyorsa boştur ama ortası kararmış ise içerde yavru var
demektir(mumlama ile ilgili daha geniş bilgiyi sitemizdeki mumlama
nasıl yapılır başlıklı yazıdan öğrenebilirisiniz).Ancak çabuk korkan bu
kuşlarda mumlamanın risksiz olduğunu söylemek mümkün değildir.Kuluçkaya
oturmasından 13-14 gün sonra yavrular çıkmaya başlar.Yuvalarına son
derece bağlı olan bu kuşlarda erkekte dişiye kuluçkada ve yavruları
beslemede yardımcı olur ama bu bağlılığa rağmen yuvaya sizin fazla ilgi
göstermeniz verdiğiniz rahatsızlık kafesin yerini değiştirmeniz yuvayı
terk etmelerine neden olabilir ve bu kuşların yavruları örneğin kanarya
yavrusu gibi elle beslenmeye pek müsait değildirler.Yavruların
çıkmasıyla birlikte unutmamalıyız ki temel besin yemdir.Yumurta maması
haftada 2 ye çıkartılmakla birlikte daha fazlasından
kaçınılmalıdır.Normal yemlerini yiyen yavrulara haftada 2 kere verilen
mama onların gelişimine takviye olacaktır ama daha fazlası ishale ve de
ölüme sebebiyet verecektir.1 haftalıkken gözleri açılan yavrular 15-20
günlükken tüylenirler ve bundan sonra kendilerini yuvadan
atabilirler.Bunda korkulacak bir şey yoktur ebeveynleri onu yerde de
besler ama daha önce aşağıya düşen yavrular tekrar alınıp anne baba
korkutulmadan yuvaya konulmalıdır.30-35 günlük olan yavrular artık yem
yeme becerisi gösterebilirler ve yeniden yuva kurmak isteyen anne
babanın şiddetine maruz kalmamaları için artık onlardan
ayırtılmalıdırlar. Kaynak: www.hintbulbulu.orgfree.com Yazan: Emre Sayin BEBEK BAKICILIĞI Sağlıklı
bebek büyütmek tabi ki iyi bir anne babanın işidir.Doğayı ne kadar
taklit edersek edelim onun mükemmelliğine ulaşmamız mümkün
değildir.Ancak bazı durumlarda üzücü sonuçlar oluşmasını birazda olsun
engelleyebilmek için çareler üretemiyor da değiliz.Kafes hayatına
adapte olmuş kuşlarımız zaten doğadakinden çok daha fazla yavruyu
yetişkin hale getirmeyi başarırlar.Bizim onlara sunduğumuz imkanlarla
ve tehlikeden uzak hayatlarıyla iyi birer bakıcı olmak için fazla
uğraşmalarına gerek yoktur aslında.Ancak dediğim gibi istenmeyen
sonuçlar doğarsa ne yapacağız ?Nedir bu istenmeyen sonuçlar ?
Mesela ufak bir hatadan veya hiçbir sebep yokken anne-baba'nın yuvayı
terk etmesi, yada ölmesi (onları evlatlık verebileceğimiz başka bir
yuvalı çift de yoksa) biçare yavruların ölmeleri için kaçınılmaz bir
durumdur.Kendi kendine yetebilme durumu bulunmayan bebekler hem
kendilerini ısıtan biri olmadığından soğuktan hem de besleyen
olmadığından açlıktan öleceklerdir çaresiz. İşte böyle bir
durumda onları kurtarmak aslında şu anda elimizde bulunan imkanlarla
çok da zor değil.Ebeveynler hakkında olsun,bebekler hakkında olsun
kazandığımız tecrübeler, sınırsız bilgi paylaşımı sayesinde neler
yapabileceğimizi belirlemek ve ona göre hareket etmek çok da zor değil.
Az önce bahsettiğim gibi 2 ana problemimiz var ısıtma ve de besleme.
Öncelikle ısıtmaya değinmek istiyorum.Öyle çok çok pahalı veya
profesyonelce düşünülmüş mekanik sistemlere hiç ihtiyacımız yok.Mesela
elimizde bulunan 4 yavru olduğunu farz edelim.Bunları içine ortası
çukur olacak şekilde selpak yerleştirilmiş küçük bir kutuya
yerleştirdiğimizde zaten birbirlerine sokulacaklardır ve belli bir ısı
yaratacaklardır aralarında.Ancak elbette bu yeterli olmayacaktır.Bu
kutunun yanına (ısıyı hissedebilecekleri bir mesafeye) içine kaynar su
doldurduğumuz bir kavanoz yerleştirebiliriz ama suyun ısısı en fazla
bir saat dayanacağı için gece saatlerinde sürekli su değiştirmek için
kalkmamıza sebep olacak çok zahmetli bir yöntemdir bu. O zaman
bizde kutuyu evimizdeki ısıtma sistemine (kalorifer,kombi soba)yakın
bir yere koyarak kuşların ısı almalarını sağlayabilir donmalarını
engelleyebiliriz .Burada unutmamamız gereken ısıtma sistemine kutuyu
koyacağımız mesafeyi iyi ayarlamak. Fazla uzağa koymamız
ısınamamalarına; yakına koymamız ise sıcaktan ölmelerine sebep
olacaktır. En son olarak da hava almalarını engellemeyecek şekilde
(üstlerinde annelerinin yattığı hissini azda olsa uyandırabilmek için)
üstlerine bir selpak daha kapatmalıyız.Fazla bastırmadan ve de hava
almalarını sağlayacak bir boşluk bırakarak. Bundan sonra zaten selpakı
her kaldırıp onlara değdiğimizde aynen yuvalarındaymış gibi huzurla
uyduklarını ve sıcacık olduklarını görürsünüz. Bundan sonra sıra
besleme kısmına geliyor.Yaşamaları için ,gelişip kendilerini
kurtarabilmeleri için elbette ki beslenmeleri ama sağlıklı ve olabildik
en doğal yoldan beslenmeleri şarttır. Bildiğimiz gibi zebra
ispinozlarının en temel besini ak darıdır.Ebeveyn kuşlar kabuğunu soyup
kursaklarında bir süre beklettikleri yemin içini yuvaya gelerek
yavrularına kusarlar.Piyasada kabuğu soyulmuş darı olarak
arayabileceğiniz kutu yemler vardır.Dediğim gibi bu yemlerin kabukları
soyularak içi çıkartılmış tamamen doğal yemlerdir.Bu yemden bir yemliğe
az miktar koyup üstüne 1-2 damla su damlatıp biraz nemlenmelerini
sağlarsak neredeyse ebeveynlerinden aldıkları besinin aynısını sağlamış
oluruz.Yavruların minik gagalarına zarar vermemek için bu yemleri tane
tane olarak ya bir kürdan vasıtasıyla yada ince küçük(sivri olmayan)
bir çubuk vasıtasıyla yavrunun tam dilinin arkasına gelecek şekilde
bırakırsak ve de hafif bir itme sağlarsak yavru bu yemi yutacaktır.Her
3-4 yemden sonra çubuğu boş olarak gagasının içine sokarak yeni bir yem
vereceğimizi sanan bebeğin yutkunmasını ve az önce verdiğimiz yemleri
boğazından aşağıya kaydırmasını sağlamış oluruz ki zaten bu beslemede
ki en önemli ayrıntıdır.Sadece dilinin arkasına bıraktığımız yemle
bebekleri beslemiş olmuyorsunuz hatta hayatını tehlikeye atmış
oluyorsunuz.Çünkü bebeğin birkaç defa yutkunması yemi sadece boğazından
az bir şey aşağı kaymasına sebep oluyor ama ard arda gelen yemlerle
eğer siz boş çubuğu uzatıp yutkunmasını kanat açarak çırpınmasını
sağlamazsanız yemler boğazında kalarak boğulmasına sebep olabilir.Bu
yöntem bebeğin yem kapmak için hızlı hızlı yutkunmasıyla yemleri
kursağına kaydırmasına olanak sağlar. Yavruları çok fazla
beslemek iyi değildir unutmamalıyız ki ne kadar yakın olursa olsun
uyguladığımız yöntem doğal değildir.Her defasında 10-15 yem vermek ve
sık beslemek faydalı olacaktır.Gece en son beslemede yem sayısını
artırmalıyız ki gece boyu karınları acıkmadan sabaha kadar
dayanabilsinler. Yavruları ısıtmak ve beslemek en önemli
hususlardır ancak dikkat etmemiz gereken bir noktadan daha bahsetmek
istiyorum.Yavruları beslemek için üstlerindeki selpakı her
kaldırdığımızda kutunun içindeki dışkı sayısının artıp artmadığını
kontrol etmeliyiz.Bu sayı mutlaka artmalıdır.Çünkü biz bu yolla
yavruların sindirim sisteminin de boşaltım sisteminin de çalışıp
çalışmadığını anlarız.Dışkı yapamayan yavrular ne yaparsak yapalım
öleceklerdir. Kutuya baktık; yavrular dışkı yapmışlar ama mesela 8
yavru varsa 7 si yapmış 1 i yapamamış olabilir.Bunu anlamanın yolu ise
bebeğin karnını kontrol etmektir. Bebek kuşlar tüylenene kadar şeffaf
bir görünümdedirler.Kursaklarına koyduğumuz yemi görebileceğimiz gibi
bağırsak sistemini de görebiliriz.Eğer ki bebeğin karnı haddinden fazla
sarı ve şiş ise bu bebek dışkı yapamamış demektir.Peki neden dışkı
yapamaz bebekler?Bunun en önemli sebeplerinden biri soğuktur.Annesin
karnının altında iyice ısınabilen yavrunun tüm fonksiyonları rahat
çalışır ama biz bu ısıyı yakalayamazsak bazı hassas yavrular
kasılabilir ve dışkısını yapamayabilir.Bir diğer neden ise poposuna
yapışan pisliklerdir.Kendi doğal yuvalarında pozisyonlarını fazla
bozmayan ve genellikle yuvanın duvarlarına dışkılayan bebekler kutunun
içinde hareketli olabileceklerinden bazen birbirlerini
kirletebilirler.Bu pislikler bebeklerden birinin poposu etrafına
gelmişse (bazen gözümüzle göremeyeceğimiz kadar az olabilir) poposunu
tıkayarak dışkı yapmasını engeller.Hemen bir selpakı hafifçe
nemlendirerek bebeğin poposuna sürtmemiz ve daha fazla ısı alabileceği
bir konuma getirmemiz onunda diğerleri gibi dışkı yapabilmesine olanak
sağlayacaktır. Sağlıkla belli bir boya gelen bebekleri kafese
alır yemlikleri takarsanız hatta kafesin dibine de yem dökerseniz
(ancak yediklerinden emin olana kadar beslemeye devam edin) zamanla
kabuklu yemleri kırmaya başlayacaklardır...
|