|
Florya
Florya Florya ( Carduelis chloris ), Fringillidae (ispinozgiller) familyasindan ötücü bir kus türü . 14
cm uzunlugundaki floryalarin erkekleri disilerinden daha iri, renkleri
daha göz alici, ötüsleri de oldukça güzel ve civiltilidir. Ağaçlıklı
bölgelerde yasayan ve üreme mevsimleri dışında gruplar oluşturan
Floryaların baslıca besini tohumlardır. Palearktik bölgede geniş bir
dağılım gösteren Floryalar, Anadolu 'nun Doğu ve Güneydoğu bölgeleri
dışındaki bütün yörelerinde ürer, kisin göç sırasında hemen her yerde
çok sayıda görülür. Florya 14 cm uzunluğunda olup sakaya göre
dahi iri yapılıdır. Rengi genel olarak kirli yeşildir. Erkeğinin göğsü
sarımtırak , kuyruk ve kanat kenarları limon sarısıdır. Dişi belirgin
biçimde ufak ve kahverengi-yeşildir. Floryanın üreme bölgesi de hemen
hemen sakanınkiyle aynıdır. Florya da saka kuşu gibi ağaçlık
çayırlarda, bahçelerde bulunduğu gibi sakanın pek tercih etmediği orman
kenarlarında da görülür. Florya yuvasını genellikle saka gibi yükseğe
yapmaz, fakat sık çalıların arasına yaptığı yuvasını iyi gizler. Dişi
4-6 yumurta yapar ve bir mevsimde 2-3, ender olarak 4 kere kuluçkaya
yatar. Florya adı Rumca yeşil anlamına gelen floros kelimesinden gelir
Eski kuşçuların çoğu Florya yerine flürye de derler. Florya ötüşü ve nağmeleri Florya’nın
esas ötüşü makara çekme tarzındadır. Başlıca makara çeşitleri kurbağa
makarası, canalya makarası ve ebabil makarasıdır. Görüldüğü gibi her üç
makara çeşidi de başka hayvanların ötüşlerine benzetilerek
adlandırılmıştır. Kurbağa malûm. Canalya (aslı Rumca caneli)
Emberizidae (Kiraz kuşları) familyasından, bilimsel adı Emberiza
citrinella olan, tohumla beslenen, açık arazide yaşayan küçük bir
kuştur. Yazın özellikle Trakya'nın kuzeyinde ürer. Kışın diğer
bölgelerde de görülür. Ebabiller ise eskiden kayalıklarda bulunurken
günümüzde daha çok büyük şehirlerde yaşayan, ilk bakışta kırlangıca
benzeyen kuşlardır (Apopidae familyası). Kurbağa makarasının
alt çeşitlerinden tor kurbağası, yuvarlak kurbağa ve düz kurbağa makbul
olanlardır. En makbulü de tor kurbağasıdır. Basık kurbağa ve çır
kurbağası ise makbul olmayan kurbağalardır. Canalyanın "cucucu",
"cicici", kaba canalya gibi çeşitleri vardır. Florya’nın
makbul makaraları arasında bir de "lülü" vardır ki en makbulü kabul
edilen bu ötüşün 15-20 yıldan beri duyulmadığı, unutulduğu
söylenmektedir. Florya’nın ötüşü makara olduğu için hem
ötüşün güzelliği, hem de uzunluğu önemlidir. Ötüşün uzunluğu kuşçular
arasında "sayı" ile ölçülür. Aşağı yukarı bir sayı yarım saniyedir. Kuş
öterken kuşçular içlerinden onar onar sayarlar. 50 sayının üzerinde
öten kuşlara "uzun kuş" denir. 200 sayı öten kuşlar olduğu
söylenmekteyse de ben bunu ihtiyatla karşılıyorum. Tabiî kuşun uzun
ötmesi yanında güzel ötmesi de gerekir. Bir kere makbul makaralarla
ötmesi şarttır. Öterken makarayı devirmemesi, yani başka makaraya
geçmemesi, indirme bindirme (yani volüm dalgalanması) yapmaması
gerekir. Bunlara ''bozuk'' denir. Fakat makaraya başladıktan sonra
kaldırırsa, yani volümü yükseltirse bu bozuk olmaz, ama ezerse bozuk
olur. Florya’nın "ders" devresi 15 Marttan sonra başlar. Ders, kuşun
tam ötümden önceki yarım, bölük pörçük ötmesidir. Florya 1.5 ay kadar
ders yapar. Ders esnasında makaralarını pişirir. Nisan 15 civarında da
"dikilir", yani makaraya başlar; Ağustos sonuna kadar öter. İşte bu
dönem, kuşçuluğun en keyifli dönemidir. YEMLENDİRME TARZI Floryalar
beslenme konusunda çok seçicidir.Çok çeşitli yapraklar,çeşitli
yosunlar,çeşitli hazır yemler ve bir çok hayvansal gıdayı yerler.Temel
gıda maddesi olarak 2 ölçek lahanasız orman(yabani) kuş yemi ile 1 ölçü
ispinoz yemini karıştırıyorum.Mevsimine göre (Yazın daha fazla,kışın
daha az) yabani tohumlar,ay çekirdeği,kardı tohumu,az yulaf ve çam
kozalağı ilave ediyorum.Özlü yem olarak ayçiçeği kullanıyorum.Mevsin
durumuna göre yumurtalı yem verilir.Bir tür kanarya yemi
kullanıyorum.Bununla hastalık taşıyan yemlere karşı önlem alıyorum ve
bunu kuru halde veriyorum.Unlu gıdayı az veriyorum. ÜRETİMİ Floryaların
kuluçkaya hazırlanmalarına insan katkısı pek fazla önem taşımaz.Ancak
bir çift kuş temin edildikten sonra ve kafese yada salmalara
yerleştirildikten sonra kuluçka yerleri yapılır.Bunun için kuru çalılar
kullanılır.Kullanılacak materyaller için bir çok varyasyon
vardır.Yavruların yetiştirilmesinde gerekli kuluçka yerlerinin sayısı
hakkında litaretürde her hangi bir bilgiye rastlamadım.Fakat doğada
nasıl ise barınakta da aynı şekilde olması gerektiğine eminim.(
DOĞADA:Yuvayı sık çalılıklar arasında,daha ziyade meyve
ağaçları,mazılar,köknar ve mürver ağacı çalılıklarında
yapar.M.KARABOLAT) İyi bir yemlenme ile daha fazla yumurta ve yavru
elde edilir.Benim gözlemlerime göre en geç 4 yumurta yaptıktan sonra
kuluçkaya başlamak gerekir. 5.-6.-7. yumurtadan çıkacak yavrular bu
gecikmeden dolayı diğer yavrulara karşı zayıf kalırlar.Yemlenme
esnasında ki mücadelede başarısız kalarak büyüyemezler.Bu dönemde
yemleme yukarıda izah edildiği gibi olmalıdır.Özlü gıdalar ve yeşil
gıdalar yiyeceklerin % 50 sini oluşturmalıdır.Kuluçka dönemi yaklaşık
iki hafta sürer. (13-14 gün)Yavrular da daha önce söylediğimiz gibi
yemlenmelidir.Carduelis yetiştiricileri için en iyi kuluçka kuşu
floryadır. YAVRULARLA İLGİLİ PROBLEMLER Maalesef
yavru Floryaların yuva dönemlerinde ölümle sonuçlanan ve sebebi
bilinmeyen problemler meydana gelmektedir.Bu güzel kuşların büyük bir
kısmı hastalanır ve sebebi de bilinmez.Bir gün başka,diğer bir gün
başka sebepten hasta olabilirler.Florya sevenler tarafından birçok
ihtimal tartışılır.Bazen de ilaçla tedavi yolu denenir. Sonuç:Bu
bilinmeyen hastalığa karşı gerçek bir tedavi uygulaması yoktur.Münih
Üniversitesinde yapılan analizler koli bakterilerine karşı Florya kuşu
savunma mekanizmalarının genetik olarak zayıf olduğunu ortaya
koymuştur.Yetiştiricilerin tespitlerine göre yavru dönemi ve
öncesi,hava ne kadar çok güneşli,kuru ve sıcak olursa hastalığa da o
kadar az rastlanmaktadır.Bütün kuşların hastalanması için havanın 2-3
gün yağmurlu olması yeterlidir.Tedbir olarak şunlar yapılmalıdır. 1-Kuluçkaya başlamadan önce yetiştirme alanının tamamı temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. 2-Kuluçka esnasında eski kuşların kokzidioz,parazit tedavisi yapılmalıdır. 3-Kendi kendine oluşan durumlarda yine kokzidioz tedavisi genç hayvanlara da uygulanmalıdır.
4-Yavru döneminde kokzidioz tedavisi yine uygulanmalıdır.Kuluçka
dönemindeki dezenfektasyon esnasında negatif etkilerden kaçınmak
gerekir. Derleyen:HÜSEYİN ÖZKAN-SAMSUN Kaynak.Werner Bohrmann (KUŞ DÜNYASI DERGİSİ)
Not:Ülkemizde pek yaygın olmayan kafeste Florya üretimi için deneyimi
ile birlikte çeviriyi bizlere ulaştırdığı için Sayın Hüseyin Özkan'a
teşekkürler.Yazıda gecen ,orman kuş yemi,ispinoz yemi,kokkidioz
tedavisi gibi ifadelere açılım yapıldığında çok daha yararlı olacağı
aşikardır FLORYALARDA DİŞİ ERKEK AYRIMI Yine bütün
kuşlarda olduğu gibi Florya kuşlarında Erkek olanların rengi Dişilerine
oranla daha belirgin Sarı yeşilimsi renkte ve daha parlak olurlar.
Erkek Floryalarda kafa kısmından başlayarak kaş kısmından her iki yana
doğru sarı şerit halinde sırt kısmına doğru genelde tüyler sarı parlak
ve dişiye oranla daha sarı renktedir. Erkek Floryalarda kanat kısmındaki Sarı şeritli kısım parlak sarı ve canlı daha belirgin durumdadır.
Dişi Floryalarda renkler genelde daha mat ve parlak olmayan renkte baş
kısımdan göğüs kısmına doğru bütün tüyler erkeklere oranla mat ve soluk
renktedirler. Kanatlardaki sarılık soluk ve parlak olmayan
biçimdedir. Kanat şeridindeki soluk sarı dışında başka vücut kısmında
bir yerde daha parlak sarılık yoktur çipil yavruyu anlamanın
tak yolu kuşun en uç taki kanat tüyü yani bizim terek diye tabir
ettiğimiz tüyün sarılığının canlı ve parlak olmasından anlaya
bilirsiniz ayrıca kuyruk tüylerinin canlı ve parlak olması da size ışık
tutar..dişilerde bu renkler soluk ve mattır. FLORYA KUŞUNU YENI BESLEYENLERIN DIKKAT ETMESI GEREKENLER Florya
kuşunu yeni beslemeye karar veren arkadaşların ilk önce 27.5x18x28
ebatlarında tahtadan yapılmış bir kafese sahip olması gerekmektedir..bu
ölçüler aşağı yukarı 1-2 cm oynaya bilir ama ortalama ölçüler
bunlardır.. kafesi aldıktan sonra bu kafes ölçülerine uygun
kafes örtüleri de vardır bu örtülerden her kafes için bir kaç tane
almak lazımdır..yedek örtülerin olması temizlik açısından önemlidir...
..örtülerin Florya için önemi....Florya kuşumuz diğer kuşlardan biraz
daha yabani olması ve toplum kuşu olmasından olmazsa
olmazlarımızdandır..çünkü Florya kuşu açık haldeyken ötmez stres yapar
korkar bunlar kuşumuzu çok etkilemektedir..örtüde olan kuşlarımız
rahatlar dış etkenlerle olan olumsuzluklardan da kurtulur..hava
sirkülasyonuna maruz kalmaz yani üşütmez.yerini yadırgamaz yani stres
yapmaz..bu sebeple her yerde çok kolay öter..ev den dışarı çıkılacağı
zamanlarda özellikle kış aylarda kağıtla kafes paketlenir...
Florya kuşu besleyenlerin birde özel yapılmış çantalar mevcuttur..bu
çantalar bir yerden bir yere gidilirken (kuşçular
kahvesi)kullanılır..bu çantalar mukavvadan ve deriden yapılmış Florya
kafeslerini içine girecek şekilde yapılan çantalardır..bu tür çantaları
kuşumuzu ötüm anında dinlendirme veya bozuk ötmesi durumunda susturmak
içinde kullanıldığından Florya kuşunda yeri çok önemlidir..
..Florya kuşu kafesinde yandan sürgülü yemliği mevcuttur...bu çekmeceli
sürgülü yemliğe normal sade düz yem koyulması gerekmektedir..kapı
tarafına bir adet tünek koyulur ve aynı tüneğin yani kafes kapısının
sağ tarafına çay bardağı veya normal suluk ile su koyulur.. aynı
yerin sol tarafına mamalık koyulur ve tercihe göre sol tarafa tüneğe
yakın veya yemlik tarafına yakın yere küçük ballık dediğimiz yada
mamalık içinde kum konur..kafes iç dizaynnıda bu şekilde yapılır genel
olarak... FLORYADA ÖTÜM makara arkası cav cav yapan
yada tüf eleyen kusa değer verilmez,İstinyeli dostumuzun yazdığı gibi
genel de dağ babası,yada yerli babada çok çıkar tok kısa ötümün arkası
tüfeli olur.Florya kuşunda bence makaralar,nameler çok uzun olmasa
orijinal olmalı ,cömert olmalı ve toplumda takdir gören makaralardan
olmalıdır. bana göre 15 şayi tas kurbağa,yada 15-20 şayi sektirme
canarya öten Florya 100 şayi yuva öten daha değerlidir. bir de Florya
kuşunda ben çeşit ararım 2-3 ayrı kanaldan ötmeli dersleri şekilli
olmalıdır. 21 senedir saka,Florya besledim dinledim:bugüne kadar beni
gerçek etkileyen ve farklı bulduğum tek kus İstanbul Bahçeköylü bir
arkadasın kışlık dağ babası kuşuydu,derin göl kurbağayı 25-30 şayi pesi
pesine 5-6 ağız ötüyordu. Florya kuşu öttüğü tüyler kalkıyorsa,kuşlar
susuyorsa kus odur arkadaşlar.. 1. Kaba ve davudi sesler 2. cömertlik 3. Tertip 4. çeşit 5. uzunluk (not : Uzun ömür) (birde satmayacaksın)
Bu özellikler bir kulda bulunur ise bu kuşu dinlemek kalpten götürür.
Ancak; burada belirtmek istediğim hususları da arz edeyim.
Bunların hepsi bir kuş da olabilir, fakat aşağıdaki hatalardan birini
yaparsa, ister fizandan gelsin, ister padişah olsun, çöp kadar değeri
olmaz. (olsa olsa salon kuşu olur) (yani er meydanında makbul değildir)
1. kurbağa çırı ile başlarsa; 2. indir bindir yaparsa 3. geçme yaparsa 4. makara arkasında cavcavlar veya civcivi gibi sesler çıkarırsa (tüfedir)
5. makaralar ne kadar güzel olursa olsun, 3-5 sayı ötüp peş peşe
durmaksızın ardı ardına öterse (mandıra köpeği deriz bu tiplere,
kısacası ne kendi öter nede karşısındakini öttürür) 6. keyfi gelecek de, vıjdan çıkacak da ötüm yapacak. Buda sinir bozucudur.
7. keyfi gelecek de, artık sabahlarımı öter, akşam mı öter, yoksa
çırlayan bir kuş duyacak da ötecek, 4 saat bekle, 10 dakika ötsün,
sonra yan gelsin yatsın. Olmaz...... makbul değil. Gittiğin her yerde
rezil olursun. Birde kimse kuşunu duymadığı için "yahu bu atıp tutuyor
derler" çünkü kimse kuşu duymamış ki ? 8. ezik, basık makara öterse, Florya ötüşünde bozuk nameler Florya
kuşunda çok zengin ötüş refertuarına sahiptir..ama her kuşta olduğu
gibi Florya kuşunda da bozuk nameler vardır...öncelikle bozuk ve makbul
olmayan nameleri öğrenelim ki iyisini zaten kulağımız anlayacaktır.. ..ana kural kulağa hoş gelmeyen nameler bozuk namedir..ama birde kulağa hoş gelen ama hiçte makbul olmayan nameler vardır..
şimdi bu nameleri tanımaya çalışalım..Florya makara öterken sonuna tufe
namesi bağlarsa kulağa hoş gelir ama hiç makbul olmayan bir ötüş
şeklidir... örnek...ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça çaşlep şelp şlep şlep şlep yada ..to to to to to to to to to to to çivi çivi çivi çivi çivi bu ötüşlere tufeli ötüş deriz ve makbul değildir... geçme veya bağlama dediğimiz namelerde makbul değildir..
canalyadan kurbağa makarasına geçen kuş ,kurbağadan canalyaya
makarasına geçen kuş ötüşler ide makbul değildir bunu karakter haline
getirmiş olan kuşlar genelde beslenmez ve salınır... ör:cu cu cu cu cu cu cu c u cu lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü
diğer basık ,ezik,kırık,çır öten kuşların ötüşlerini kumanda etmek
gerekmektedir genelde kumanda edilen kuşlar çok iyi makaralarını
öterler böyle kuşları kumanda ederek öttüren kuşçulara usta kuşçu
denir..iyi ve makbul olmayan makaraları bilmeyen zaten kumanda etmesini
de bilmezler,hangi name iyi hangi name bozuk bunları iyi bilmek lazım
ki gerekli müdahaleyi yapabilesin...kuşun ötüş karakterist özelliği
vardır kuşun sahibi kuşunun nerde hangi makarayı öteceğini çok iyi
bilir kuş iyi makaralarını öter bir yer var ki oraya geldiğinde bozuk
ötecektir kuşun sahibi o nameye yaklaştığında kafese dokunarak veya
kafesi çevirerek kuşun bu bozuk nameyi ötmesini engeller..kuş
tekrar nakarat yaparak baştan ötmeye başlar kahvedeki diğer kuşçular
kesinlikle bozuk name dinlemez dinleyemez...en makbul olanı da
budur...buna kuşçular arasında iyi seyislik yapıyor da denir..çünkü at
sahibine göre kişner lafı burada çok kullanılır.. gelelim
tufe işine ..makara peşi tufe makbul değil dedik..ama tufenin makbul
olanı da vardır..Florya ötüşü makara çekme tarzıdır dedik..Florya kuşu
tufe namesini ötmeye başlayıp ve uzun öterek aynı şekilde bitirirse
makbul tufedir o nameyi makara yapmıştır.. ör:çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi bu ötüş tarzı makbuldür...
yukarıda geçme yani bağlama dediğimiz namede bozuk sayılan nameler
arasında göstermiştik,ama geçmeninde makbul olanı da mevcuttur.. bu makbul geçme makara sı aynı makarayı kaldırması veya kaba ötmesi şeklindedir ve en makbul ötüş şeklidir....
burada tek dikkat edilmesi gereken nokta kuş canalya ötüyorsa veya
kurbağa ötüyorsa öttüğü makarayı başka nameye bağlamaması aynı ses
üzerinden makarayı kaldırması gerekmektedir.. ör..gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gü gü gü gü gü gü gü gü gü gü gü şeklinde olanı makbüldür veya
li li li li li li li li li li li li lü lü lü lü lü lü lü lü şeklinde
olanıdır..düz canalyadan kaba canalyaya geçme düz kurbağadan kaba
kurbağa makarasına geçme makbul ötüş şekilleridir..
Florya kuşu makara takip etmesi gerekmektedir karşısındaki Florya
canalya ötüyorsa aynı makara ile cevap vermesi makbuldür..makara öten
kuşa ders nameleriyle cevap vermesi kabul edilemez bir durumdur....
bir kuş kahvede uzun makara ötmeye başladığı zaman diğer kuşçular kendi
kuşlarının kafeslerine dokunarak kendi kuşlarını susturması
gerekmektedir uzun öten kuşa yol vermek o kuşa saygı göstermek için
yapılan bir Floryacılık kültürüdür..çünkü uzun makara dinlemek herkesin
arzusudur kuş kimin olması hiç önemli değildir.. Florya kuşu
toplum kuşudur kahveye gelen kuş herkesin kuşudur iyi öterse herkes
gurur duyar kötü öterse usta kuşçular tarafından uyarılır eğer kuşuna
müdahale etmez ise sahibi... Florya besleyen meraklı
taliplisi çıkınca satmasını da bilecek almasını da bilecek satamaz veya
kuş satın almazsa kuşçu olması mümkün değildir.. her zaman
iyisini bulmak ve öttürmek bir kıstastır..floryada genellikle kuşun
tipi ve fiziği ne önem verilmez büyük ve iri Floryalar çok iyi öter
diye bir kural yoktur hatta bazen iskete kadar ufak bir floryadan öyle
bir ses çıkar ki şaşırıp kalırsınız...önemli olan kuşun uzun nefesli
tertipli,orijinal seslere sahip olan kuşlar olması yeterlidir fizkle
alakalı bir şey yoktur.. FLORYA DİYİNCE AKLA GELEN TEK ŞEY HEYECANDIR uzun
bir yoldur Florya beslemek şöyle ki öncelikle besleyeceğiniz floryada
arayacağınız bazı özellikler olması gerekmektedir...öncelikle Florya
besleme kararı alan meraklının dikkat etmesi gereken tek şey sese
düşkün olması gerekmektedir...çünkü Florya kuşu dövüş ve toplum
kuşudur.. .. .Florya kuşunda ilk dikkat edeceğiniz önemli hususlar sırayla şunlardır... 1..uzunluk...2..tertip..3..orijinallik..4..cömertlik
1..uzunluk...Florya kuşu uzun ve nefesli ötmesiyle ünlüdür...Florya
kuşunda arayacağımız ilk şey nefesli olmasıdır..bunu anlamamız hiçte
zor değildir sadece dikkatli dinlemek ve Florya kuşunun makara
dediğimiz nameyi öterken o nameyi nasıl tuttuğudur..pes ten ve mülayim
tutuyor ve makarayı uzatıyorsa ve dudağının ucuyla makarayı üfleyerek
tutuyorsa bu kuşun nefesli yani yollu olduğuna işarettir..böyle kuşları
ayırmak gerekmektedir.... 2..tertip..Florya kuşunda ikinci
önemli aranan özellikte tertiptir..bunu kısaca şöyle tarif edelim..bir
nameyi öten Florya kuşu arka arkaya 4kez ve daha fazla ötmesine tertip
deriz..yani kuşumuz bir düz kurbağa makarası öttüğü zaman aynı makarayı
4kez ve daha fazla ötmesi makbuldür..bir ondan bir bundan name ötmesi
iyi sayılmaz.. 3..orijinallik...kuşumuzun makaraları
orijinal sesler olması gerekmektedir..bunu da şöyle sıralamak gerekirse
Florya kuşu doğadaki sesleri taklit ederek ötmektedirler..mesela
kurbağa makarasını öterken aynı sesi çıkartması gerekir düşük seste
öterse basık olur ki büyük hata sayılır...veya makarayı kırık öterse
kırık seste hatadır..bizim anlayacağımız taklit ettiği sesin hakkını
vermesi gerekir.bunu yapamıyorsa ve sesi
eziyorsa,basıyorsa,kırıyorsa,kısaca bu hataların tümüne çır deriz kısaca ...
4.cömertlik..cömertlikte özünden anlaşılacağı üzere girdiği her
toplumda öten kuştur..bu tür kuşlar atak olur ve devamlı dövüşmek
isterler kısaca bu tür kuşlara bizler dövücü ve cömert kuş deriz.. ilk başta Florya beslemek isteyen dostlarımın bu 4 ana unsura dikkat etmesi gerekmektedir...
bundan sonraki yazılarımda Florya kuşunda olan nameler,Florya kuşunda
hata olarak kabul edilen nameler,Florya kuşunda dikkat edilmesi gereken
bakım ve kuşu topluma alıştırma ,kafesine alıştırma,teknikleri üzerinde
olacaktır.. Florya kuşunun ana lisanı çır dediğimiz bozuk bir
namedir bunun dışında öttüğü bütün nameler taklit tir Florya kuşu bir
taklit ustasıdır...saka papitlerini ötmesine şaşır mamalısın bunları
genelde ders nameleri arasında yapar saka gibi ötmesi kuşunuzun bozuk
ötmesi anlamına gelmez... Florya kuşunun ötme şekli makara
şeklinde olur eğer makaraları öterken düzgün ötüyorsa sorun yok
demektir kuş dikilip ötmeye başlayıncaya kadar Florya kuşuna bozuk veya
iyi dememiz yanlış olur... öttüğü makaralar orijinalse yani
basık ,ezik,kırık değilse kuş iyidir birde orijinal ötebilir ama makara
peşine tufe dediğimiz nameyi yapmaması ve bir makarayı öterken
bitirmeden diğer başka bir makaraya atlaması yani geçme yapmaması
gerekmektedir bunları eni yi baharda ötüm sezonun da anlamak mümkün
olur DİĞER FLORYALAR NEDEN ÖRTÜLÜ Gerçekten
bu örtü meselesini bilmeyen arkadaşlar biz doğa kuşu besleyenler bu
örtüleri yıkamak için yada renkleriyle hava atmak için kullanmıyoruz bu
konuda bayağı hassasım yoldan gecen bi hanım A onun içinde kuş mu var
yazık kuşa kapatmışsın der eve gelen misafir ya aç şu kuşu yazık
hayvana der komşun bu nerden hava alıyor der dükkana gelen müşteri bu
hayvan güneş görmüyor öldürecen der halbuki kuş onların yüzünü görse
korkudan ölecek arkadaşlar bunlar doğa kuşu doğada doğmuş özgür yaşamış
hayvanlar aslında kapalı acık hepsi bir ama bir yönleri insanlar
tarafından özgürlükleri alınması .örtülü örtüsüz düşünmeye gerek yok
burada amaç önemli kuşu evin duvarına asıp ta beslersen ister kapat
istersen kapatma bırak çırpınsın burnu kanasın bi kaç tüyü dökülsün
strese girsin sende ilaç ver iyeleşti diye sevin mutlu ol yok bu kuş
doğadan yakalandı çırpınır bir yerini tele vurur stres yapar bunları
yaşamasın dersen vur örtüyü kuş rahat rahat kafese otursun .bakın biz
doğa kuşu besleyenler inanın kuşlarımıza güneş banyosu veririz rüzgar
yemesin diye paketleriz banyo yaptırırız sevdiği tohumları ne bağsına
olursa bulur veririz taze yeşillik veririz bitlenmesin diye ilaçlarız
12ay besler 4 ayını öttürebiliriz kafeslerini yıkar tüneklerinide
temizleriz yani bizlerde baya kuşlara yapılan bakımları yaparız tek
farkımız onlar bi zamanlar özgürdü ama kafese girdi ha örtülü ha
örtüsüz buraya bakmalı yalnız bu merak işte ne kadar bilinçli olsak ta
sadece ne avunacağımız onlara iyi bakmak strese sokmamak gagasını vurup
kanatmamak çırpındırıp tüylerini attırmamak vs bizler bu kuşları tek
kendimize beslemeyiz arkadaşlar dinlesin kuşlar dövüşsün alın bi acık
kuşu üç durak gidin ve kahveye koyun masaya cay gelsin kuş çırpınsın
biri otursun masaya kuş çırpınsın bumu merhamet vur örtüyü kim gelirse
gelsin kuşa ne .niye götürüyosun kahveye diye düşünme bu kuş ortam kuşu
bu kuş ötüm öterek dövüşsün birbirlerine üstünlük sağlasın yine derim
biz kuşları hapsetmişiz kapalı yada acık sonuç özgür değiller artık
bari eziyet etmeyelim çırpındırıp orasını burasın kanatıp. TÜRKİYE
,DE,DE doğa kuşları üretilecek bizden sonraki nesiller bileziklilerini
gezdirecek ama Florya yine örtüde ötecek ve dövüşecek HER ŞEYİYLE ASALET VE KÜLTÜRDÜR Florya’nın
esas ötüşü makara çekme tarzındadır. Başlıca makara çeşitleri kurbağa
makarası, canalya makarası ve ebabil makarasıdır. Görüldüğü gibi her üç
makara çeşidi de başka hayvanların ötüşlerine benzetilerek
adlandırılmıştır. Kurbağa malûm. Canalya (aslı Rumca caneli)
Emberizidae (Kiraz kuşları) familyasından, bilimsel adı Emberiza
citrinella olan, tohumla beslenen, açık arazide yaşayan küçük bir
kuştur. Yazın özellikle Trakya'nın kuzeyinde ürer. Kışın diğer
bölgelerde de görülür. Ebabiller ise eskiden kayalıklarda bulunurken
günümüzde daha çok büyük şehirlerde yaşayan, ilk bakışta kırlangıca
benzeyen kuşlardır (Apopidae familyası). Kurbağa makarasının
alt çeşitlerinden tor kurbağası, yuvarlak kurbağa ve düz kurbağa makbul
olanlardır. En makbulü de tor kurbağasıdır. Basık kurbağa ve çır
kurbağası ise makbul olmayan kurbağalardır. Canalyanın "cucucu",
"cicici", kaba canalya gibi çeşitleri vardır. Florya’nın
makbul makaraları arasında bir de "lülü" vardır ki en makbulü kabul
edilen bu ötüşün 15-20 yıldan beri duyulmadığı, unutulduğu
söylenmektedir. Florya’nın ötüşü makara olduğu için hem
ötüşün güzelliği, hem de uzunluğu önemlidir. Ötüşün uzunluğu kuşçular
arasında "sayı" ile ölçülür. Aşağı yukarı bir sayı yarım saniyedir. Kuş
öterken kuşçular içlerinden onar onar sayarlar. 50 sayının üzerinde
öten kuşlara "uzun kuş" denir. 200 sayı öten kuşlar olduğu
söylenmekteyse de ben bunu ihtiyatla karşılıyorum. Tabiî kuşun uzun
ötmesi yanında güzel ötmesi de gerekir. Bir kere makbul makaralarla
ötmesi şarttır. Öterken makarayı devirmemesi, yani başka makaraya
geçmemesi, indirme bindirme (yani volüm dalgalanması) yapmaması
gerekir. Bunlara �bozuk�
denir. Fakat makaraya başladıktan sonra kaldırırsa, yani volümü
yükseltirse bu bozuk olmaz, ama ezerse bozuk olur. Florya’nın "ders"
devresi 15 Marttan sonra başlar. Ders, kuşun tam ötümden önceki yarım,
bölük pörçük ötmesidir. Florya 1.5 ay kadar ders yapar. Ders esnasında
makaralarını pişirir. Nisan 15 civarında da "dikilir", yani makaraya
başlar; Ağustos sonuna kadar öter. İşte bu dönem, kuşçuluğun en keyifli
dönemidir. Ötücü kuşların ötmesi üremeyle ilgilidir. Ötüşün
amacı çevredeki hemcinslerine varlığını ilân ederek dişileri cezbetmek,
erkeklere ise meydan okumak, önce eş bulmada, sonra da besin aramada
diğer erkeklerin öten kuşun bölgesine girmemesini sağlamaktır.
Dolayısıyla ötme sosyal bir olaydır. Kafeste tutulan kuşlar da başka
kuşlarla karşılaştıklarında daha çok öterler. Bu saka için de önemli
olmakla beraber Florya´nın bol ötmesi için elzemdir. Bu sebeple ötüm
mevsimi girince kuşçular kuşlarını kuşçu kahvelerine getirerek
karşılıklı öttürürler. Kuşçular da kuşların karşılıklı ötüşünün rekabet
esasına dayandığının bilincindedirler. Onun için karşılıklı öten
kuşların dövüştüğünden söz ederler. Kahvede kuş öttürmenin incelikleri
vardır. Değişik çevre kuşu ürküteceğinden, Florya´nın kafeslerinin
üzerine daha kış mevsiminde ince beyaz bezden örtüler geçirilir. Daha
sonra kuş kahveye yine örtüde götürülür ve bu sayede yerini
yadırgamadan öter. En makbulü kuşun asmaca ötmesidir. Yani kafesi asıp
kuşu kendi haline bırakırsınız, kuş bozmadan öter. Fakat iyi öten
kuşların çoğunun zaman zaman bozukları olur. Bu yüzden kafes masanın
üstünde durur. Kuşun sahibi kuş bozduğu zaman daha önceden kuşu
alıştırdığı şekilde hafifçe kafese vurarak bozuk ötüşü kesmeye çalışır.
Kahvedeki kuşların bozuk ötmemesi floryada çok önemlidir, çünkü sakadan
farklı olarak floryanın Florya´nın ötüşü hayatının her döneminde bir
ölçüde değişmeye açıktır. Yani floryanın Florya´nın ötüşü kısmen
genetik olarak belirlenir, kısmen de öğrenilir. Bu yüzden bozuk
ötüşlerin olduğu bir ortamda en falsosuz kuşun bile bunları kapıp
ötüşünü bozma ihtimali vardır. Onun için kuşçu kahvelerini işletenlerin
kuşçuluktan anlaması şarttır, çünkü ötüm zamanı kuşu devamlı falso
yapan kişiyi kuşunu götürmesi için uyarmakla yükümlüdür. Tahmin
edilebileceği gibi kahvede karşılıklı kuş öttürmenin müsabakaya,
rekabete dönüşebilecek bir yanı vardır. Özellikle floryanın ötüp
ötmeyeceğinin belli olmaması, fakat bir kere kızışınca da kuşların
karşılıklı olarak birbirlerini bastırmak için öttükçe ötmeleri, yani
dövüşmeleri bu kuşu iddiaya elverişli kılar. Hatta son yıllarda
organize müsabakalar da düzenlenmektedir. Yalnız floryanın dövüşmesi
için karşısındaki kuşun da aynı makarayı çekmesi gerekir. Mesela kaba
canalya öten kuş ebabile cevap vermez. Üsküdarlı ünlü kuşçu Ciğerci
Hikmet'in bir anısı iddiacılığın nerelere varabileceğini
göstermektedir: "Bir gün Balatlı Terzi Yani Arap Ali'nin
kahvesine bir florya getirdi. Kuş çırladı. Arap Ali söylenince Yani
kızdı; kuşun kafasını koparıp attı. Bu 100 sayılık bir kuştu."
Günümüzün belli başlı kuşçu kahveleri şunlardır: Şehremini Saray
Meydanında Ali Hocanın (Suvat Ergünel) kahvesi, Kocamustafapaşa
Sümbülefendi'de Tarık'ın (Tarık Kırkan) kahvesi, Üsküdar Yenimahalle,
Dikilitaş'ta Palabıyık İbrahim'in kahvesi, yazlık olarak da
Silivrikapı, Beykoz Çayırbaşı'dır. Beşiktaş'ta Kamburun Bahçesinde de
kuşçular ötüm zamanı Pazar sabahları toplanırlar. Çarşamba günleri de
Fatih Camiinin Malta Kapısı önünde kuş pazarı kurulduğunda kuşçular
kapıya bitişik Malta kahvesinde toplanırlar. Eskinin namlı kuşçu
kahvelerinin başında Fatih Atpazarı kahvesi gelir. II. Abdülhamit
devrinde kuş pazarı da burada kurulurmuş. Cumhuriyet'in ilk yıllarında
ise Alipaşa (Davutpaşa Camii'nin avlusunda), Tavukpazan, Silivrikapı
(surun dışında), Yenibahçe,beykoz çiğdem mahallesinde burhan nın
kahvesi,beykozda tokat köydeki spor kulübü yanındaki kahve, Üsküdar'da
Arap Ali'nin kahvesi, yine Üsküdar'da Muhacirin kahvesi, daha yakın
yıllarda da Karagümrük'te Nihat'ın Kahvesi ünlü kuşçu kahveleriydi.
Bazı saka ve Floryalar ötüşlerinin olağanüstü güzelliğiyle kuşçuluğun
sözlü tarihinde yer almışlardır. Bugünkü kuşçulara göre gelmiş geçmiş
en iyi saka, 1930'lu yıllarda yaşayan Limoncu Saka'dır. Eminönü Limon
İskelesinde çalışan bir Rum'a ait olduğu için bu adla anılan bu kuşun
ötüşü kanarya kadar gürmüş. Ünlü Floryalar daha çoktur:
Sahibi Kapalı çarşı’da fincancılık yapan Fincancı Kuş (1936), Taksim
tarafında Karabiber Kuş, Atatürk'ün hanendesi Hafız Yaşar'a ait Aslan
marka Kuş (hepsi 1930'lar), Taksim'de Benzinci Kadri Beye ait Benzinci
Kuş (1949-50).
|